Tanrıların Savaşı 7


Önceki Bölüm                                                                      Sonraki Bölüm


 

Bölüm 7: Beklentiler


Ganhor her zamanki gibi dağların içindeki sarayındaydı. Ancak bu sefer sarayda çok önemli şeyler konuşuluyordu. Ganhor sarayın salonunu boşalttırmış, muhafızları ve hatta karısını bile dışarı çıkarttırmıştı. İçeride generalleri ve oğlu Andoret ile beraber savaş planlarını konuşuyorlardı.

Ganhor Aquazor’un bir maketine bakıyordu. Aquazor’un sadece bir kısmı karaya bakıyordu. Geri kalan kısmı soğuk denizlerle çevriliydi. Zaten surları dışında şehrin geri kalan kısmı buzdan oluşmuştu. Kafasını bir an için maketten kaldırdı.


‘’Tanrı Fazril’in Muhafızı Kraliçe Estalia ile görüşüldü mü?’’


Maketin diğer ucundaki general konuşmaya başladı.


‘’Evet efendim. Estalia ve orduları bize yardım edecekler. Saldırıya geçeceğimiz zamanı bildirdim. Biz saldırıya geçtiğimiz anda onlarda karadan saldırıya başlayacaklar. ‘’


Ganhor kafasını salladı.


‘’Güzel… Ateşin gücü olmadan Aquazor’u yok edemeyiz. ‘’


Andoret şaşırmıştı.


‘’ İki ordunun da karadan gelmesi çok büyük bir hata olur. Bu durum orduları adeta yem haline getirir. Bu kadar sıkışık topraklarda sayımızın hiçbir önemi kalmaz. Surların arkasından bizi mahvederler.’’


Ganhor gülümsedi.


‘’ Kesinlikle haklısın. Ama biz zaten karadan saldırmayacağız. ‘’


Ganhor elindeki değnekle gemi maketlerini şehre doğru ilerletti. Andoret’in şaşkınlığı bir kat daha artmıştı.


‘’Ama denizde Andronları asla yenemeyiz. Onlar doğuştan denizde savaşmak için eğitiliyorlar. ‘’


‘’Evet, onlarda bunu biliyor. O yüzden karadan geleceğimizi düşünüyorlar. Denizde tek bir askerlerini bile bırakmayacaklar.’’


‘’Ama karadan hiçbir tehlikenin gelmediğini görünce…’’


‘’Ateş ordularını niçin karaya gönderdiğimi sanıyorsun. Hepsi karadan gelecek saldırıyı bekliyor olacak. Estalia’nın ordusunu da bizim ordumuz sanacaklar. Onlar Estalia ile boğuşurken biz şehri ele geçirip onları yok edeceğiz. ‘’


‘’Eğer bu tuzağı yutmazlarsa? ‘’


‘’O zaman da Estalia’nın orduları onları bozguna uğratacak. Estalia’nın ateş kusan orağını yanına almayı unutacağını hiç zannetmiyorum. Surları geçtikleri anda şehri eritirler. Bu savaşı kesinlikle kazanacağız. ‘’


Generaller birbirlerine bakıp kafalarını salladılar. Andoret’in son bir sorusu kalmıştı.


‘’Peki ya, buzdan yay? Tek bir ok ile gemilerimiz denizin dibini boylar. ‘’


Generallerin de Ganhor’un da suratı birden asıldı.


‘’ Tanrıların silahlarını ancak Tanrı Muhafızları kullanabilir. Alkeon öldüğüne göre bizi asla durduramazlar. Aquazor yok olacak, buzdan yay ise benim olacak. Böylece artık kimse bana karşı gelemeyecek. ‘’


Generaller oturdukları yerden kalktılar ve Ganhor’u alkışladılar. Ganhor sinsi bir gülümseme gönderdi. Andoret ise düşünceliydi. İçinden bir ses bir şeyler ters gidecek diyordu. Ganhor konuşmasına devam etti.


‘’ 10 gün içinde gemiler hazırlanıp yola çıkılacak ve yaptığımız bu yolculuk Aquazor’a yapılan son yolculuk olacak. ‘’


Generaller alkışlarını daha da kuvvetlendirdiler. Daha sonra hepsi yavaş yavaş alkışlarını kesip salondan ayrıldılar. Ganhor oğlu ile baş başa kalmıştı.


‘’ Seninle gurur duyuyorum Andoret. Gerçekten güçlü bir savaşçı olacaksın. O generaller savaş hakkında hiçbir şey bilmiyorlar. Sadece benim dediklerimi yapıyorlar. Ama sen onlardan çok daha zekisin. İleride benden de iyi bir savaşçı olacaksın.’’


Andoret boynunu aşağı eğdi.


‘’Çok sağol baba. Ama hiç kimse senden daha iyi bir savaşçı olamaz.’’


Ganhor bir kahkaha attı. Andoret o sırada kafasını kaldırdı.


‘’ Baba, senden bir isteğim var. ‘’


Ganhor kaşlarını çattı.


‘’ Söyle. ‘’


‘’ Geçenlerde anlattığın hikâyede ölülere hükmeden taçtan bahsetmiştin. Düşündüm de o tacı bulmak elimize çok büyük bir güç geçirir. ‘’


Ganhor koca bir kahkaha attı.


‘’Hala çocuksun Andoret. Onu bütün dünya aradı ama bulamadı. Onu nasıl bulmayı düşünüyorsun? ‘’


‘’ Sadece denemek istiyorum baba. Kendi başıma bir şeyler yapmak istiyorum. Artık yönetmek istiyorum. Bana sadece bir gemi ve mürettebat ver. ‘’


‘’ Tacı denizlerde bulabileceğinden emin misin? ‘’


‘’Eminim ki bugüne kadar kimse tacı denizde aramamıştır. Hem deniz karadan çok daha güvenli… ‘’


Ganhor bir süre düşündü daha sonra hafifçe kafasını salladı. Çenesinden göğsüne kadar uzanan sivri, beyaz sakalını okşadı.


‘’ Pekâlâ. Bakalım kendi başına neler yapacaksın görelim. Ama savaştan döndüğümde sarayda beni bekliyor olacaksın. Anlaştık mı? ‘’


Andoret oldukça sevinmişti. Gülümseyerek cevapladı.


‘’ Anlaştık. Kafamdaki tacı gördüğünde oğlunla bir kere daha gurur duyacaksın. ‘’


Ganhor gülümsedi ve Andoret’e sarıldı.


‘’ Gemin yarın hazır olacak. Tanrı Heingel seninle olsun. ‘’


Önceki Bölüm                                                                      Sonraki Bölüm

Reklamlar

Tanrıların Savaşı 7” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s