Evrenin Hazinesi : Prolog Arşiment


Gökyüzünün berrak rengi karabulutlar tarafından engellenmişti bir örümceğin ağına takılmış gibi tek bir ışık hüzmesi yeryüzüne inmemişti, Öğle vakti olmasına rağmen karabulutlar ikindiyi andırıyordu, yağmur geleceğinden bahsetmiş, karabulutlar onu bekliyordu sanki…

Bu sırada Ölü Ejder Kıtasının da en büyük yapıya sahip olan Arşiment’te tek bir kişi vardı, Dışı Elmastan yapılmış kral koltuğunu andıran üstü en iyi kumaşlarla örülmüş altın deseni ile kaplanmıştı…

Ölü Ejder Kıtası çok büyük bir kıta sayılmazdı bir kaç krallığa ve İmparatorluğa sahip olmakla beraber Arşiment’te bu krallıklar arasında yer alıyordu, Arşiment bir krallık değildi sadece Karanlık Düş Ormanında tek yapıya sahip olmasındandı bu yapı Karanlık Düş Ormanının neredeyse yarısını kaplıyordu.

Arşiment ne kadar büyük olsa da tamamen kitaplardan oluşuyordu bir kütüphane sayılabilirdi…

Lao Hen Arşiment’te yaşayan tek kişiydi.

Arşiment Lao Hen’in her şeyiydi, bütün varlığıydı, sevdiklerini arşiment için terk etmişti, ona güvenenlere ihanet etmişti, sevdiği kızı elleriyle öldürmüştü.

O kalbindeki parçalanmış duyguları biliyordu; pişmanlık, umutsuzluk, acı, keder, hüzün ve aşk acısı O bunların hepsini tatmıştı

En güçlü olmak için her şeyini vermişti ve amacına ulaşmıştı o Arşimenti yaratmıştı.

Ama neden mutlu değildi, neden kendini yalnız hissediyordu, neden paramparça olan kalbi pişmanlıkla boğuluyordu neden bu hisler onu yok edecek kadar güçlüydü.

Lao Hen yüzyıllar boyunca Arşiment için uğraşmıştı Arşimentin kalbinde yasaklı eşyalar, cennetsel hazineler, ilizyon büyüleri ve boyutsal Kitaplar bulunmaktaydı
ve bunlar bir kısmı bile denemezdi.

Bırakın bir krallığı Ölü Ejder Kıtasında’ki Krallıklar ve İmparatorluklar bile bu hazineleri isteseler de alamamışlardı buna Kraliyet aileleri’ de dahildi. Onlar varlığına bile inanmadığı hazinelerin peşindeydi.

Arşiment çökmeye başlamıştı. Lao Hen; koltuğundan kalmış önündeki kapıya doğru yürüyordu.

kapıyı açtığın da önünde merkez binaya bağlanan bir köprü çıkmıştı o şuan da güney kulesindeki dinlenme odasındaydı ilerlerken düşünceler beynini sarmıştı.

Yalnız kalmak benim hatamdı, onlara ihanet etmek de benim hatamdı, aşık olmak ve kaybetmek bu da benim hatamdı gözlerimi, kulaklarımı, kalbimi kapatmak benim en büyük hatamdı…

Köprüyü geçmişti merkez binaya sadece bir kapı kalmıştı kapının kolunu indirdikten sonra alt kata inen sol tarafta ki merdiven korkuluklarına ellerini yaslamıştı, yavaş ve sakin adımlarla ilerliyordu herhangi bir telaş duygusu taşımıyordu.

Merdivenlerden inmek neredeyse on dakikasını almıştı 100m ileri gittiğinde önünde 3m genişliğindeki 4m uzunluğundaki, üzerinde kırmızı çemberlerle süslenmiş kapıyı hafifçe itmişti. Kapı bir cızırtı sesi çıkararak açılmıştı kapkaranlık olan etraf bir anda alevlerle aydınlanmaya başlamıştı alevler belli bir şekilde ilerlerken oda daha da aydınlanmıştı

Lao Hen hüzünlü bir tebessüm ile kendisiyle alay etmişti“Yüzlerce insan gördüm pişmanlıklarıyla feryat eden, yüzlerce hayat gördüm çürüyen, yüzlerce belki de binlerce kişi gördüm hepsi de zayıftı… Güçlenmek için beraberlerdi belki fakat onlar zayıftı bu yüzden beraberlerdi yada beraber oldukları için zayıf olmuş olabilirlerdi ama eminim hiç biri benim yaptığım hataya düşmemişti hiç biri güç için bu kadar ileri gitmemişti…”

*Pat*

Yüksek bir patlama sesi merkez binanın sarsılmasına neden olmuştu bu ses güney kulesinden geliyordu, güney kulesi de çökmüştü ama Lao Hen umursamazcasına yürümeye devam etmişti taki arşimentin kalbine gelinceye kadar.

Yüksek sesle bağırarak “Arşiment’i ben yarattım ve ben yıkacağım arşimentin tek sahibi benim” demişti.

beyaz hüzmelerle beraber onun yüzü belirsizleşmeye başlamıştı yüzünde ki son ifade tamamen bir tebessümü andırıyordu belki de hak ettiği kader buydu belki bu onun cezasıydı..

Karanlık Düş Ormanının her yerinde beyaz hüzmeli ışıklar belirmişti, bu ışıklar karanlığı deliyordu adeta bu ışıklar izleyeni kendinden alıyordu ona bakan bir insan onun büyüsüne hapsediliyordu…

Karanlık Düş Ormanı bir gece de yok olmuştu Arşimentten tek bir iz yoktu Lao Hen orada son nefesini vermişti.

Reklamlar