Re:monster – Gün: 21


Çeviri için Bunji Kugashira, düzenleme için 1ghostdreamer, kontrol, edit için 1ghostdreamer arkadaşımıza teşekkürler. Keyifli okumalar..

 

Sabah antremanlarına başlayalı daha 1 hafta olmamıştı ya goblinler şimdiden hünerlerini konuşturuyordu etrafta.

 

Bunu ilk başlarda doğanın vahşi çevresinin gerçekliğine verdim ya belki de bunun sebebi bizim değerli bir türden olmamızdır. Asker eğitimine devam eden goblinler gözle görülür bir şekilde ilerleme kaydetmişti. Bu eğitim programı ölmeden önce şirketimin sunucularının iyi parçalarını bir araya getirmek gibiydi.

 

Altlarımdan bazıları gece engereği avlamaya başlamıştı. En kötüleri bile boynuzlu tavşan avlayabilecek seviyeye gelmişlerdi.

 

Geçenlerde açlıktan geberen goblinler artık yemek işini kendi başlarına halledebiliyorlardı. Öğretmenleri olarak bu durumdan gurur duyuyorum.

 

İhtiyar goblin ve kafadarları da sonuçları nefes kesici buluyordu. Artık onlar da bana sevgi ve huşulu* bir şekilde bakmaktaydılar. Özel muamele ne kadar yararıma olsa da insanın içini biraz bunaltmıyor da değil. Neyse bir zararı yok bana, görmezden geleceğim bunu da.

(*=awe)

 

Güneş tepeye vardığında antremana başladık ve tüm günüm böyle geçti. Bu yolla bireylerin tek tek tüm yeteneklerini kavrayıp bir zayıflık veya yanlışlık gördüm mü onlara hemen düzgün yolu öğretebiliyordum. Bu güçlü olanları seçmek için de müthiş bir yolken aynı zamanda kendimi de geliştirmekteydim. Bu vahşi alemde geliştirilmiş bir vücut hiçbir zaman zararlı olamazdı. İşte bu yüzden arka arkaya yaptığım 38 savaş benim için de güzel bir çalışma oldu.

 

Çalışma bittikten sonra bir kez daha anladım ki Gobukichi ve Gobumi kendi nesillerine resmen taş çıkartıyor.

 

Sonuçlara bakarsak Gobukichi bu eğitim sayesinde gücünün sınırlamayı öğrenip saldırısını zarara dönüştürmeyi bırakmıştı. Bu alemdeki yaratıkların bulunduğu topluluğa göre kendisine aldığı katkı da değişmekte. Düşman öldürerek daha fazla tecrübe kazanarak seviyelerini yükseltip güçlerini arttıran gizemlerle dolu bir alem burası daha azı beklenemez elbet…

 

Şu anda hiçbir yeteneğimi kullanmazsam zorlu bir rakip hale geliyor kendisi. Ben ve Gobumi hariç tüm goblinler sıraya dizip tek tek onunla kapıştırsak bile onun sırtının yere geleceğinden şüpheliyim.

 

Tabii Gobukichi onları sağ bırakırsa ona şükür…

 

Gobumi ise bana göre yavaş ancak diğer goblinler ona ayak uyduramıyor. Hobgoblin olduğundan dolayı onun gücü ortalama goblinlerden daha güçlüydü ve de ek olarak kendi tırnaklarını bıçak gibi bir şekilde sivriltmişti benim tavsiyemle. Silahsız olsa bile iyi dövüşmesi için şarttı. Hızlı biri o ve eğer yeteneklerim olmazsa o kesinlikle zorlu bir rakip olurdu.

 

Buna rağmen hala ona küçük tatlı bir şey olarak bakabilirsiniz keyfinize göre. Bu arada rakip demişken Gobukichi silahsız olarak yakın dövüşte hala en tehlikelisi.

 

Antreman maçlarını bitirdiğimizde gruplara ayrılıp avlanmaya gittik. Normalinden değişik bir yola giderek yeni birini eklemiştik kendi grubumuza.

 

Bu yeni üyemiz bir dişiydi. Adı Gobue idi. Bizim neslimizde üçümüzden sonra en nüfuza sahip olanıydı ve goblinler bize diz çökerken o en öndekilerden biriydi.

 

Gördüğünüz üzere 2 sırt çantası ile 3 kamp çantası müthiş bir hazineydi ancak Gobukichi çoktan sırtında dev sopasını taşımaya başlamıştı ve Gobumi’nin de daha fazla bir şey taşıyabileceğini sanmıyordum.

 

Açıkça konuşmak gerekirsem sırt çantalarından birini ben taşıyordum ve bir tanesi açıkta kalıyordu; Gobumi ile ben birer kamp çantası taşıyorduk ya yine bir tane çanta açıkta kalıyordu. İşte bu yüzden bir hamala ihtiyaç duyduk ve Gobue’yi yanımıza aldık. O aynı zamanda ucu ucuna da olsa avlanma şeklimize ayak uydurabiliyordu. Ve takımımıza güçlü birini o kadar kötü değildi ve evet çantaları taşıması da cabası!

 

Onu yanımıza alırken eline Gobukichi’nin eskiden kullandığı bir kalkanı ile Gobumi’nin eski sapanını verdik. Aynı zamanda ona kabuklarla desteklenmiş törenlerdekine benzer kıyafet ile şu ana dek kullandığı boynuzlu tavşan boynuzu yerine obsidyen bıçak ve bowie bıçağı vermemizle beraber resmen yerden göğe çıkmıştı kız.

 

Aynı zamanda yüklerimizi de taşıdığından ona daha fazla şey vermek gereksiz olurdu. Aslında işin doğrusu avladığımız yaratıklar onun yükü olacak elindeki teçhizatlar değil. Kendisini yaralanmadan korusa yeter de artar.

 

Bu söylediklerimden dolayı avlanmak bu sefer çok daha kolay oldu. Çünkü önceden avı taşımak herkesin yükümlülüğü iken şimdi bu işi Gobue tek başına hallediyordu. Yorgunluk bile hissetmeden avı bitirdik.

 

Ağır çantaları taşıdığından Gobue yorulmuştu ya dövüşlerimizi hızlıca bitiren bizler için bunun pek bir önemi yoktu. Hem Gobue de yanımızda sapanla taş atarak tecrübe kazanıp seviye yükselebilmişti. Belki de Gobue’nin bizim gibi hobgobline dönüşeceği gün yakındır.

 

Yeni türde bir av bulamasak da karnımız doydu şükür.

 

Et çok leziz bir şey, değil mi?

 

Eve dönünce biraz kitap okudum ardından da uyudum.

Reklamlar

Re:monster – Gün: 21” üzerine 7 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s