SimbiyoZ – İlaç Avı – 3. Bölüm – 27 Gün


İsteyen wattpad üzerinden de okuyabilir. buradan okumak istiyorsanız en azından girip okunma sayısını arttırabilirsiniz ona da yardımcı olur hem. İşte link – Link yazısına tıklamanız kafi 😀 

*”Bu bölüm “İsabella Lisa Star” adlı arkadaşımıza ithaf edilmiştir. Kitabın yeni kapağındaki emekleri için çok teşekkür ediyorum 🙂 “*

 

.

.

 

Huuh (Nefes verir)

 

Alnındaki terleri silerek başını sağa sola sallayıp kendine gelmeye çalıştı. Hemen ilerisindeki aynaya bakıp o anki haline baktı.

 

Saçları darmadağınık, çocukluktan yeni çıkış biri vardı aynada. Sarımsı ela gözlü ve upuzun saçlı garip biri. Aslında biraz havalı bir görüntüsü vardı ama o an çok terli ve bitkin olunca garip gözüküyordu. Tüm gücüyle yemeden içmeden sabahlamış ve hatta öğleye kadar devam ederek, yaklaşık 18 saat durmadan meditasyon halinde enerjisini geliştirmeye çalışmıştı.

 

Ve hala ulaşmaya çalıştığı adıma bir nefes kadar yakın olduğunu hissetse de bir türlü o sınırı geçip amacına ulaşamamıştı. Hala inatla vücudundaki 4 enerji noktası, doyma noktasına ulaşıp ta evrimleşmiyordu.

 

Ama Eren çok “sabırlı” olduğunu ölümünden sonraki garip hatıralarından beri biliyordu.(Araf)

 

Ayağa kalkıp duş almak için odasına bağlı yandaki başka bir kapıdan girdi. Duş almak için büyük şehirlerde aynı eski dünyasındaki gibi musluk sistemi olduğunu duymuştu. Ama Nihanla bu okula gelene kadar kaldıkları küçük pansiyonların hiçbirinde bu özellik yoktu. O an Eren ağzı açık şekilde gördüğü küveti ve hemen yanındaki sıcak ve soğuk su musluklarını görünce gülmeye başladı. Heyecan içinde gidip suyun direk olarak borularla merkezi bir sistemle gönderildiğini anladı.

 

Suyu ılıştırmayı umursamadan hızlıca sıcak suyu açıp üstündekileri çıkardı ve sıcak suyla vücudunu yıkamaya başladı. Suyun o an ılıktan biraz daha sıcak olması yüzünden küveti doldursa bile pek bir anlamı olmayacağı için sadece yıkandı ama küvette zaman geçiremedi.

 

Islak şekilde çıkıp odasına girince üstüne bir şey giymese bile tekniği başlatabileceğini bildiği için direk olarak “Görüntü Halesi” ni kullanmaya başladı. Orjinal vücudunun üstünde sadece iç çamaşırı vardı. Gerisini giymeye üşendi.

 

“Karanlıkta kalmışlar gibi görüntümü unuttum. Şimdi yenisini isteyerek yalvarıyorum. Bana yenisini ver!”

 

Etrafındaki enerjinin dalgalanmasının ardından bir dakikadan az zamanda vücudunun üstüne siyah saçlı kız vücudunu yarattı.

 

Giyindikten sonra odadan çıkıp evde göremediği Anya’nın derse veya kahvaltıya gitmiş olabileceğini düşündü. Kendine verilmiş kağıtta yazan dersliğe gitmek için dışarı çıktı.

 

Okulun her tarafında sayısız öğrenci her yere oturmuş konuşuyor, yanlarındaki taşıdıkları kitaplardan bir şeyler okuyor ve mutlu mutlu zaman geçiriyordu. Bu kadar fazla alımlı ve güzel kızın arasında Eren bile biraz garip hissetmeden edemedi. Ne de olsa her erkeğin hayalini kurduğu bir rüyanın içine düşmüştü.

 

Özellikle yavaş yürüyerek her yeri aklına kazımaya çalıştı. Her tarafta farklı restorantlar, eğlence mekanları, kafeler vardı. Ama bazen ilaç ve karışım malzemeleri satılan yerleri görüyor ve özellikle buraların yerlerini aklına kazıyordu.

 

Bu yavaşlığı yüzünden ders başlama saatine çok az kaldığında dersliklerin olduğu binalara çok uzaktaydı. Çook uzaktan hayal meyal gözüken binaların gitmesi gereken yer olduğunu elindeki kağıttan anladı.

 

Etrafta dersliklere koşan öğrencileri görünce ve görüntüsününde zaten tanınmayacağını da biliyordu. “Kendini azıcık tutmasa da olurdu ..”

 

Önce sağ sonrada sol ayağıyla hafifçe yere vurup ayaklarındaki ayakkabıları kontrol etti. Sağlam olduklarından emin olunca bacaklarındaki 2 enerji noktasındaki enerjiyi tümden bacaklarına ama özellikle de ayaklarının altına yaydı. Tek bir nefeste de ileri doğru kendini bırakıp koşmaya başladı.

 

Toprak Elementi Acemi seviye teknik “Toprak Yürüyüşü”… “2.seviye”

 

Koşmaya başlamasıyla çok hızlı siyah bir şeyin dümdüz şimşek gibi ilerlemesi bir oldu. Etraftaki kızların çoğu ne olduğunu bile anlamadan yanlarından siyah bir gölgenin geçtiğini gördüler. Ve bu şey oldukça da dik duruyor, yürüyor gibi gözüküyor ama aslında çok hızlı ilerliyordu. Yürüyor gibi vücudu dikti ama açıkça koşuyordu. En önemlisi de “Hızlıydı”!

 

Eren sanki ayaklarında paten varmışta dik şekilde betonda kayıyormuş gibi hareket ediyordu. Çoktan 4 sene önceki halinden kat kat daha iyi bir şekilde bu tekniği kullanabiliyordu. Artık ayağının altına gönderdiği küçük enerji artışlarıyla anlık şekilde çok hızlı ilerleyebilecek bir seviyeye gelmişti.

 

Gene de bu tekniğin mükemmel halini kullanamıyor olunca, tekniği 3’e bölersek sadece 2. seviyedeydi.

 

Genede “Toprak Yürüyüşü “, sadece 3 / 2 sini bile kullanan kişiye etkileyici bir hız veriyordu. Eren birkaç nefeslik sürede koşmaya başladığı noktadan yaklaşık bir kilometre ilerideki binaların oraya varmıştı. Bir anda hiç bir şey olmamış gibi durup yavaş adımlarla yürümeye başladı. Üstelik yorulmayı ya da terlemeyi geç, vücudu ısınmamıştı bile. Açıkça tekniği eksik kullansa da kullanabildiği kısımlardaki hakimiyeti tek kelimelikti. “Kusursuz”

 

Elindeki kağıtta yazana göre karşısındaki binalardan en öndekine girip en üst kattaki sınıfa girmesi gerekiyordu. Hızlıca kendi gibi acele eden kızların arasından binaya girip etraftaki duruma hayret etti. Bir sürü pankartın, resmin, karikatürün, yazının duvarları kapladığı bir lobiye girmişti. Boyalar ve kalemlerle tüm duvarlar özgürce öğrencilere bırakılmış ve duvarlar tümden çizimlerle dolmuştu.

 

Etrafta her yerde masalar vardı ve hepsi farklı gözüken birbirinden değişik kitaplar, dergiler ve kağıtları dağıtıyordu. Eren bu masaların ve masaların başına toplanmış sayısız küçük yaştaki kızın sebebini merak etti. Tüm kızlar telaşla ellerindeki kağıtları dolduruyor, fısır fısır bir şeyler konuşuyordu.

Eren, duyuru panosu olarak kullanılan bir yere yaklaşıp bütün bunların anlamını merak edince en büyük ve dikkat çeken yazıyı okudu.

 

“Yeni gelen Genel öğrencilerden sınıf 1 ve 7 arasında olanlar, ders programlarını kendi element seviyelerine göre bazı kısıtlamalara göre yapmak zorundalar. Bu kısıtlamalar dahilinde sadece izin verilen dersleri seçmeniz mecburidir.

 

Lobideki görevlilerden yardım alarak derslerden en az bir saat önceye kadar programınızı oluşturup onaylatın. Sınıf 8 e dahil olan öğrenciler kendilerine teslim edilmiş olan özel ders programıyla direk olarak hiç birşey yapmadan derslere girebilirler. Statüleri dahilinde hiç bir kısıtlama bu öğrencileri ilgilendirmez!”

 

Eren yüzündeki memnun gülümseme oluşmadan önce bir an elindeki kağıda tereddütle baktı. Ama bu kağıt açıkça kendisinin sınıf 8 e dahil olduğunu söylüyordu. Yani Genel öğrenci sınıflarından şimdiden en ileri seviye sınıfta derste başlıyordu. Kısıtlamaların da olmadığını öğrenince o okulda Eren için beklemediği kadar iyi bir fırsat oluşmuştu.

 

Yüzündeki gülümseme bazı daha büyük yaştaki öğrencilerin garip bakışlarını çekse de Eren umursamadan en üst kata çıkmaya koyuldu.

 

En alt kattaki telaşlı yeni ve küçük öğrencilerden sonra kat kat çıkarken her kattaki öğrencilerin yaşlarının genel olarak arttığını fark etti. Bazı genç öğrenciler olsa da çokça yaş büyümesi çok belliydi. En son 8. kata geldiğinde katta bir sessizlik ve sükunet hissi vardı. Tüm koridorun iki tarafında da çalışma odaları, kütüphane benzeri mekanlar, okuma alanları gözüküyordu. En ileride de büyük bir salon vardı. Ortalama bir derslik ile küçük bir amfi arası büyüklükteki dersliğe girdiğinde Eren içeride sadece 20 kadar kişi gördü.

 

Sınıfta tanıdığı kimseyi göremedi. Zaten görse bu biraz saçma olurdu. Özellikle de sınıfta kendisinden başka yeni öğrenci olabilecek kadar küçük biride yoktu. Buradaki kızların hepsi 15-16 sında çoktan okuldaki birkaç yıllarını bitirmişti. Hepsi olgun bir görüntüye kavuşmuştu. Daha tecrübeli ve kendilerine ayrı ayrı güvenen 20 kişinin arasında Eren de azıcık utanıp hiç ilerlemeden en öndeki sıraya oturuverdi. Kendine yönelmiş 20 tane keskin soğuk bakış altında biraz çaresiz kalmıştı.

 

Birkaç dakika sonra sınıfa kendi gibi başka bir genç kız girdi. Eren kafasını kaldırıp bakınca gelenin Anya olduğunu görüp şaşırdı. Anyanında sınıf 8 e geliceğinden haberi yoktu. Ama bir an düşününce bir gün önce evlerine gelip onlardan kişisel bilgilerini alan kadın ikisine de benzer kağıtlar vermişti. Eren dikkatli düşününce rütbeli bir görevlinin evlerine ayaklarına kadar gelip özel işlerini hızlıca halletmesinin her öğrenci için mümkün olamayacağını da anladı. Tabi bu ki kızda okul için önemli olduğu için bu özel muamele gerçekleşmişti.

 

Anya kendine yönelmiş 20 soğuk bakış altında kafasını bile kaldıramadığı gibi birde korkarak birkaç adım attı. Ama Eren i yada (Nere yi) görmüyordu. Eren elini kaldırıp cesaret vermeye çalışarak gülümsedi. Anyanın gülümseyip rahatlayarak yanına gelip oturması iki kız içinde iyi olmuştu. Yada bir kız bir oğlan diyelim ..”…”..

 

..

 

Eren Anyadan hemen sonra sınıfa gelen kişiyi görünce şaşırdı. Belinde mavimsi kemeriyle okuldaki görevliler gibi olsa da hepsinden daha genç gözüküyordu. Ve kemerinin rengi daha açık renkliydi.

 

“Sınıf 8- Öncelikle kendimi tanıtmama izin verin. Benim adım Riashi Oora. Bana kısaca “görevli Riashi” yada “Eğitmen Riashi” diyebilirsiniz. Ben bu sene sizlerin temel eğitiminizden sorumluyum. Okulumuzun prestiji ve adı altında çalışıp bu okulun bir öğrencisi olma gururuyla yükselerek adınızla seviyenizi yükseltmenizi dilerim. “

 

Sınıftaki yaşı büyük öğrenciler gelenin kendilerinden sadece 1-2 yaş büyük olmasını umursamadan oldukça saygılı şekilde davrandılar. Ne de olsa kendileri sadece okulun en alt tabakasındaki Genel öğrencilerdi. Bir öğretim görevlisi olmak bile onlar için çok zor ve ulaşılmaz gözüküyordu.

 

Ama daha fazla çıkıntılığa izin vermeden Görevli Riashi direk konuşmasına devam etti.

 

“Bu senede her sene ki gibi hepinizin isimlerini, nereden geldiğinizi ve su elementindeki seviyenizi öğrenmek istiyorum. Mümkün oldukça hızlı şekilde konuşup sırayı diğerine devredin.”

 

Eren le Anya en önde oturdukları için önce onların başlamaları doğaldı ama en arkadaki yaşı en büyük gözüken kız direk konuşmaya başladı.

 

” Adım Rebecca Minch. Doğu Qīngzhi tarım alanlarından geliyorum. Ama normal bir çiftçi ailesinden falan olduğumu düşünmeyin. En büyük 3 tarım üretimini gerçekleştiren aileden Minch ailesinin en küçük kızıyım. Su elementindeki seviyem 18. Hıhh” Kendini beğenmiş bir edayla konuşup söylediği ekstra bilgilerle sınıfta otoritesini, en azından ağırlığını koymak istiyor gibiydi.

 

Bu Rebbecca denen kızıl saçlı uzun boylu kızın ardından diğerleride kendi özelliklerinden hatta özel hayatlarından bile bahsederek konuşup zaman geçirerek kendilerini tanıttılar.

 

En sonunda sıkıcı bir 20 dakikadan sonra sıra Anyaya gelmişti.

 

“Merhaba adım Anya. 3 tehlikeli bölgeden biri olan Su kasabası Gwen den geliyorum. Yaşım 13 ve sunakta dün baktığıma göre element seviyem de 15. Daha bir ay önce 14tü. O yüzden daha bir süre 15 te takılı kalıcam diye de düşünebilirsiniz.” Bir anda utanarak gereksiz yere konuşmasını uzattığı için kızararak etrafına bakıp insanların ona garip şekilde bakıp bakmadıklarını kontrol etti.

 

Ama Eren hariç herkes, hatta gözetmen Riashi bile tamamen garip şekilde bakıyordu. Aslında hepsi şaşkındı ama Anya saf şekilde kendisinin garip olduğunu düşündü. Bir an sonra da zaten gözetmen ağzını açıyorken arka sıralardan bir kız aniden lafa girdi. Sesi meraklı olsada yüzü şok geçiriyor gibiydi.

 

“Gwen Su kasabası mı dedin ben mi yanlış duydum?”

 

Anya kendini açıkça ifade edemediğinden korkarak onayladı, “Evet Gwen kasabasından geliyorum. Gerçi kasabamıza neden tehlikeli bölge deniyor onu hiç anlamasamda ben kasabamı çok severim. Çok canlı ve hareketli bir kasabadır. Hiç sıkılmayız.”

 

Bu seferde başka bir kız lafa girdi. “Yani Tatsunadan çıkan dev su yaratıklarının her gün kıyıdan saldırdığı yer değil mi?” Sesi hala Gwen i onaylamaya çalışıyor gibiydi ama Anya ısrarla aynı cevabı verdi.

 

“Aynen, O kasaba. Ama böyle anlatılınca çok korkunçmuş gibi gözükmemeli. Yaratıklar sadece 6 ay boyunca çıkar. Diğer 6 ay boyunca sadece tufanlar ve fırtınaların olduğu denizde avcılık ve balıkçılık yaparız. Kıyıda canavar su yılanları avlayan “kasaba birliği” ile bu yılanları temizleyen başka birlikler olur. Ve görüp görebileceğiniz en iyi kasaba eczanesine de sahibiz. Ben şahsen yaralıları iyileştirmek için yaklaşık 8 yaşımdan beri 5 senedir çalışıyorum. Çok eğlencelidir.”

 

Anya tekrar çok lafı uzattığını fark edip heyecan yaparak sustu. Ama aksine sınıf daha çok anlatmasını istiyor gibi bakıyordu.

 

Öğretim Görevlisi olan Eğitmen Riashi bile şaşkındı ama şaşkınlığını hızlıca bastırıp son da kalan Eren e baktı. Ama içten içe konuşmayı uzatıp sadece kitaplarda okuduğu özerk bölgelerden biri olan Gwen Kasabasıyla ilgili şeyler dinlemek istiyordu. Bu ufacık masum kızın o kadar tehlikeli bir bölgede nasıl bu kadar masumca yaşadığını da merak etti.

 

Sıra Eren e gelmişti. Eren sınıfta Anyanın dediği şeylerden etkilenmeyen tek kişiydi. Sınıfa bakıp herkesin Anyanın dediklerinden etkilendiğini fark ettiği zaman yanındaki kızla daha çok konuşması gerektiğini anladı. Açıkça Tehlikeli bölgelerle ilgili bir şey bilmiyordu.

 

Ve beklemeden lafa girip bu işi hızlıca bitirmeye çalıştı, “Adım Nere Han Kugyo. Kuzey Waad ormanının derinliklerinde gizli bir köy olan Sisna köyünde yaşadım.

 

Sisna köyü Waad Kasabasına bağlı eski bir Gwandi köyüdür. Neyse benim Su element seviyem de en son baktığımda 22 di. Tanıştığıma memnun oldum.”

 

Bu sefer de Eren durumu anlayana kadar bir kaç saniye geçmişti. Sınıf öncekinden bile daha şaşkın bakışlarla donakalmıştı. Sınıfın yarısı önce Gwandi köyü ve 3 tehlikeli bölgeden biri olan Kuzey Waad ormanını duymuştu. Bu zaten ağızlarını açık bırakmıştı. Ama sınıfın diğer kısmı da Erenin su seviyesindeki seviyesini duyunca ağızları açık kaldı. Sonra her iki gurupta yeterince iyi anlamadıkları diğer kısma dikkat edip 2 kat şaşırdılar.

 

Tehlikeli Bölge Kuzey Waad Ormanı- Eski Gwandi Köyü ve

Su elementi seviye 22.

 

19 Sınırını aşıp çoktan Acemi seviyeyi aşmış birinin kendi aralarında oturduğunu gördüklerinde sınıfın hepsi çok şaşırdı. Açıkça bu göz alıcı kız 19 sınırını geçtiyse şu an “İleri seviye Element Ustası”ydı.

 

Başlarında derslerle ilgilenen kişi olan Eğitmen Riashi bile Su Elementinde 24. seviyede biriydi. Üstelik uzun zamandır gelişme kaydedemediği için artık kendi sınırına ulaştığını da anlamıştı. Eğer pahalı özel tedaviler ve büyük klanların sahip olduğu özel çalışma tekniklerine sahip olmazsa ölene kadar 24. seviyede kalıcaktı.

 

Ama bu Nere denen kız onlar için şimdiden ulaşılmazdı. 13 yaşında bu seviyeye gelmişti.

 

Bilmedikleri şey ise Erenin su elementiyle ilgili en ufak bir şey bile bilmediği sadece her gün yaptığı meditasyonla etraftan su elementini vücuduna çekerken geliştirdiğiydi. Eren bir ay önceye kadar “su elementinin tekniklerinin” ne işe yaradığını bile tam bilmiyordu. Sadece Nihan ın tüm parasını harcayıp 2 tane iksir malzemesi yerine aldığı “Temel Su teknikleri” adlı kitaba çalışmış ve kitaptaki her şeyi ezberlemişti.

 

Gerçi o kitaptaki her şeyi ezberleyip kullanmayı da başarabildiği için şu anki yetenek seviyesi çoktan eğitmen Riashi den fazlaydı.

 

Sınıfın kontrolünü eline almaya çalışan Riashi sınıfa o seneki çalışma yöntemlerini ve öğrenicekleri şeyleri anlattı. Aynı normal bir okulun ilk günü gibi normal şekilde ders işlemeden zaman geçirdiler. Bir saat geçtikten sonra da herkese çıkabileceklerini söyledi.

 

Tam herkes sınıftan çıkıcakken Erenin yanına gidip onu kenara çekti. Aceleyle kısık sesle bir şeyler söyleyip veda ederek salondan çıktı. Sınıftaki herkes ne dediğini merak etse de sadece Anya sormaya cesaret edebilirdi.

 

Yurt evlerine dönüş yolunda Eren gülümseyerek söyledi.

“Eğitmen Riashi, onun derslerine bir ay sonraki sınava kadar girmeme gerek olmadığını söyledi.”

 

 

Eren için yaklaşık 27 gün eve kapanıp sadece bitki ve iksir malzemeleri satan dükkanlara gitmek çok rahat geliyordu. 27 Gün boyunca sadece gündüzleri kahvaltısını Anya ile yapıp onu dersine yolcu ederken birkaç dükkana uğrayıp, biraz gezip sonrada odasına dönmekle geçiyordu. Sonrada bir sonraki günün sabahına kadar derin bir meditasyon haline giriyordu.

 

Hala inatla dönüm noktasına erişemediğinden canı sıkkındı. Vücudundaki 4 enerji noktası çoktan dolmasına ve artık meditasyon halinde daha fazla enerjiyi depolayamadığı halde bir türlü beklediği evrim gerçekleşmiyordu.

 

Bir ay önce 1-2 güne gerçekleşiceğini düşündüğü şeyin hala her an olabileceğini bilse de neyin bu gelişime engel olduğunu anlayamadı.

 

  1. Günün sabahı kalkıp üstüne “Görüntü Halesi” tekniğini kullanmadan önce büyük sınav gününe kaç gün kaldığını merak etti. Kafasında günleri sayarken birden o günün doğum günü olduğunu fark etti. Yatağın kenarına oturmuşken birden yüzünde garip bir ifade oluştu.

 

Eski hayatında sahip olduğu doğum günü tam olarak o gündü.

 

Gülse mi ağlasa mı bilemedi. Ve çaresizce aynadaki haline bakarak ne yapıcağını düşündü. Bir pasta alıp sessizce kutlamalı mıydı yoksa geride bıraktığı annesine üzülerek ağlamalı mıydı?

 

Kafasında sorularla o anlarda tamamen vücudundaki garipliği görmezden gelip o an tamamen umursamazca yatağa uzandı.

 

Ve tam o yatağa uzanış pozisyonunda fark etti.

 

Ensesinde, göğsünde ve bacaklarında bir ısınma ile titreme başlamıştı. Ama bu gittikçe büyüklüğü ve etkisi artan şeyin gücü eskisiyle kıyaslanamazdı.

 

Daha en başından 6 yaşında başına gelenden kat kat daha şiddetli ve sıcak olan bu his ile değişim Ereni korkutacak kadar hızla büyüdü.

 

Kalkıp meditasyon pozisyonuna geçmek için kendini yere atana kadar vücudu üzerindeki son kontrolünü kullanmış oldu. Ve o andan sonra vücudu ile özellikle 4 enerji noktası kendi kendine titremeye ve değişmeye başladı.

 

Sanki..

 

Sanki sadece enerji noktaları değil de bu sefer tüm vücudu evrim geçiriyor gibiydi !?..

 

.

 

.

 

*”Arkadaşlar şu 2 bölüm önce verdiğim Ustalık sınıflarının adları nasıl. Demek istediğim

 

Asilzade

 

Lloyd

 

Hükümdar

 

Kanatsız

 

Tanrı

 

Bu isimler sıcak mı değil mi ? Eğer fena değil diyorsanız değiştirmicem 🙂 Daha şimdi serinin başı değiştirme şansım varken (eğer kötüyseler) diyinde bi ayar çekelim 😀 İyiyselerde öyle deyin..

 

1-10..Giriş seviyesi …Giriş seviyesi teknikler

 

10-20..Acemi Element Ustası …Orta seviye teknikler

 

20-30..İleri Element Ustas …İleri seviye teknikler

 

30-40..Aziz Element Ustası …Ustalık Teknikleri

 

40-50..Asilzade …Element Kontrolü…Ustalık teknikleri

 

50-60..Lloyd …Aziz Enerji Teknikleri…Element Kontrolü…Ustalık teknikleri

 

60-70..Hükümdar …Hükümdar Teknikleri (İnsan ve Canavar Krallar bu seviyede.Örn:Güneyin Kralı)

 

70-80…Kanatsız* … Cennet teknikleri*

 

80-90 … Tanrı** … Tanrısal Teknikler**…Cennet Teknikleri*

 

90-100…?*** … ?***

 

Reklamlar

SimbiyoZ – İlaç Avı – 3. Bölüm – 27 Gün” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s