SimbiyoZ – İlaç Avı – 1. Bölüm – Menfelle Element Okulu


İsteyen wattpad üzerinden de okuyabilir. buradan okumak istiyorsanız en azından girip okunma sayısını arttırabilirsiniz ona da yardımcı olur hem. İşte link – Link yazısına tıklamanız kafi 😀 

“”Şu anda Tatsuna Nehri boyunca kurulan şehirler ve kasabaların sayısı binleri rahatlıkla geçmiştir. Tarih boyunca ise Tatsunayı ister sevmiş ister sevmemiş uygarlıklar hep bu nehrin gücüne muhtaç olarak yaşadılar. Tüm kıtayı tek başına sulayabilme gücüne sahip Tatsuna korkutucu şekilde her şeyin üstünde bir öneme sahiptir. Ve bu gerçek Kelewan Kıtasının tarihinde etkili bir durumu ortaya koydu.

 

Tatsuna ya yakın olmak “Güç” anlamına geliyordu.

 

Bu gücü kimse görmezden gelemediği gibi birde bu Güç için çokça savaşıldı. Ve bunun sonucunda tüm ırklar arasında büyük bir ayrımlaşma oluşunca İnsanlarla Canavarların büyük bir kısmı savaşlara girişti.

 

Tabi bu savaşın tek sebebi Tatsuna olmasa da büyük bir kısmı onunla ilgiliydi. Ve tatsunanın tam yanında binlerce yıldır hiç değişmeden durabilmiş Qīngzhēnsì Sarayı da büyük bir değişkendi.

 

Sarayın her Irktan ileri seviyedekiler için ne öneme sahip olduğu bilinmese de Tanrılar tarafından sevilen bir mekan olduğu düşünülüyordu. Ne de olsa birden fazla kez el değiştirmiş Saray hiç bir ırk tarafından yıkılmamış hatta aksine iyi bakılmıştı.””

 

Elindeki kitaptan genel “Kelewan” tarihini okumaya çalışan kızın aklında her şey çok net değildi. Bu birkaç satırı ezbere okuyabilmek istiyordu. Doğal olarak da bu kısmı bile şimdiden 10 kereden fazla okumuştu. Ama dahada okumaya ve ezberlemeye istekli olunca okumayı kesmedi. O gün yapılacak olan sınavda başarılı olmalıydı.

 

Hayır! Başarılı olacaktı..

 

Kafasında kesin bir şartlanmayla kitaba tekrar gömülmüşken devasa bahçe kapısı açıldı. Dışarı 10 kadar orta yaşlı kadın çıktı. Hepside saçları bellerine kadar uzun, renkli gözlü mükemmel vücut ve görünüş kriterlerine sahipti.

Birbirinden çekici ve atraktif vücutlarıyla gösterişli şekilde kapıdan çıkıp dışarıda bekleyen yüzlerce kişiye baktılar. En sağdaki bağırdı.

 

“Numara 116!”

 

Ve hemen ardından yanındaki bağırdı. “Numara 117!”

 

Ve 10 kadın 126 ya gelen kadar teker teker seslendiler. Kalabalığın arasından 10 tane birbirinden farklı genç kız koşturarak ilerlediler.

 

Demin kitap okuyarak ezber çalışan siyah kısa saçlı kızda ayağa kalkıp bir kez tökezleyerek koşmaya başlamıştı. Numarasını söylemiş olan kadının yanına giderken göğsüne taktığı 117 numara yazısı gözüksün diye de çaba sarf etti. Nefes nefese kalışını gören kadının yüzünde umursamaz bir ifade vardı. 30 larının başlarında olan bu 10 kadında henüz 13-16 yaş aralığında olan ama çoğunlukla 13 yaşındaki kızları içeri aldılar. Önden yürüyerek farklı yollara ilerlediler. Dışarıdaki kalabalık ise deminki gibi fazla ses yapmaya cesaret edemeden beklemeye devam etti.

 

İçeri giren 10 kızdan ilk beşi sol taraftan karşılarına bir bina çıkana kadar yaklaşık yarım kilometre yürüdüler. Diğer beşlide sağdaki başka bir yoldan gidiyordu. Soldan giden siyah, kısa saçlı kızın adı Anya idi. Yanındaki 4 kıza bakınca kendine güveni büyük oranda azalmış kızın gözleri, yanındakilerin her şeyine dikkat ediyordu.

 

Görünüşleri, tavırları, bakışları, giysileri ve özellikle değişik takılarla süslenmiş görünüşlerini de düşününce Anya sade şekilde gelmiş tek kişi olduğunu fark etti.

 

Hayır! Biri daha vardı. Grupta en önde giden kız.!

 

Anya yavaşça adımlarını sıklaştırıp öndeki kızın yanına sokuldu. Kızın uzun saçları dümdüzdü. Simsiyah saçları Anya nın kendi saçlarının renginden kuşku duymasına yol açmıştı. Çünkü bu kızın saç rengi gece kadar sert ve güçlü bir siyah tonundaydı. Kızın belinin çıkıntısı ve kalçaları daha önce hiç bir kızda görmediği kadar belirgin ve sıkıydı. Göğüsleri 13-14 yaşlarında olması gereken birine göre etkileyici, vücut hatlarının devamı ise dahada nefes kesiciydi.

Kesinlikle 17-18 yaşındaki bir genç kıza benziyordu.

 

Anya elinde olmadan kafa sallamıştı. İçinden düşünse de dışından kafa sallayışı ise çıkardığı sonucu desteklemek içindi.

 

Bu kızın benim veya diğerlerinin aksine güzel kıyafetlere veya süs püse ihtiyacı yok. O zaten nefes kesici.

 

Ama Anya kızın direk olarak görevli kadının dibinde yürümesi yüzünden yüzünü göremeyince hayal kırıklığına uğradı. Tam olarak kafasını çevirip yüzüne bakması da çok dikkat çekebilirdi. Bu yüzden Anya merakını içine gömerek etrafındaki bahçeye odaklandı.

 

Bahçenin geçtikleri yolu haricinde daha bir sürü yürüyüş yoluna sahip olduğu görülüyordu. Hemen yolların arasında duran pek çok ağaç ve çayırlık alanlar çok hoştu. Bir ilkbahar dağ portresinde bulunacak hoş çiçekler, ovalar ve güneş manzarasının tüm sıcaklığı bu bahçede vardı. Anyanın içi buraya karşı şimdiden büyük bir beklentiyle dolmuştu.

 

Sınavı geçmek istiyordu.

 

İlerde gözüken büyük binanın önünde kendilerine liderlik edenler gibi başka 5 kadın bekliyordu. Hepside bu grubunkilere benzer uzun kapalı mavi bir kemeri ince bellerine geçirmişti. Bu kemerler açıkça onların görevli olduklarını belli ediyordu.

 

Anya’nın 5 kişilik grubu varında kadınlar direk olarak dış kapının tarafına yürümeye başladılar. Anyayı alan grup gibi dışarıdan başka 5 kişi getirmeye gitmişlerdi. Ama daha kızlar neler olduğuna dikkat edemeden önlerindeki binanın kapısı açıldı ve başka bir görevli dışarıya seslendi.

 

Menfelle Kız Element Okuluna hoş geldiniz. Giriş sınavları bu binada gerçekleşicek. Lütfen içeri girin.

 

Kadın önündeki 5 kıza kibar ama güçlü bir sesle seslenmişti. Anya dahil diğer kızlarda hafif titreme ve heyecan belirtileri vardı. Ama tabi Anya özellikle dikkat ettiği için önündeki Simsiyah saçlı kızda bir değişiklik olmadığını görebilmişti.

Kapıya yaklaşınca içeride şaşırtıcı şekilde bir sürü kişinin olduğunu hissetti. Yüksek sesli fısıldaşmalar vardı. Beş kız içeri girip aydınlık ve renkli bir auraya sahip dev salonda ilerlediler. Yanlarda yüzlerce yükseltinin olduğu platformda sayıları bine yakın genç kız oturmuş yeni gelenlere bakıyordu. Çoğunun yüzünde merak ve heyecan varken yarıdan azı ise sıkılmış gibiydi. Ama dikkat çekici şekilde kızların hepsi çok alımlı, güzel ve atraktifti. Vücutlarıyla da yüzleriyle de nefes kesici olmaları Anyayı şok etti.

 

Görünüşün bu okula girebilmek için önemli olduğunu kimse söylememişti. Yaşadığı kasabadaki abileri veya babası onun hep güzel ve tatlı olduğunu söyleselerde böyle bir ortamda Anya üzerindeki giysilerden ve görünüşünden kuşku duyuyor ve rahatsız birkaç duyguyla boğuşuyordu. Bu duygular da açıkça “Utanç ve şüpheydi..”

 

Önde kendilerine yolu gösteren kadın derin ve güçlü sesiyle gülümseyerek kızlara seslendi. “Burada ortadaki kristallerde birbirinden farklı 6 karıştırılmış sıvıyı su elementi veya herhangi başka bir elementi kullanarak ayrıştırıcaksınız.

 

“Bu kristaller Netheron adlı mavi su kristalinden yapıldığı için içindeki maddelerin birbiriyle tamamen birleşmesini engeller. Bu gibi bir kristalin içine konmuş sıvılar usta birinin elinde ayrışabilir ve farklı maddelerin birbiriyle bir reaksiyona girmeden rahatça depolarda saklanmasından sonra tekrar kullanılabilir. Pratik Element Ustalarının pek çok farklı sıvıyı çok yer harcamadan depolaması için yaratılmış basit bir teknoloji diyebiliriz.

 

” Ayrıştırma işlemi sizin en azından ileri seviye bir acemi element ustası olduğunuzu kanıtlayacak. Ama seviyeniz itibari ile ileri seviyelerde olmasanız bile başarmanız durumunda seviyenizin bir önemi kalmayacaktır.

 

İşiniz bittiğinde başarmışsanız mavi bir ışıkla birlikte kristaldeki karışık sıvı sayısı artacak ve bu 3 kez devam edicek. En son seferde 8 farklı sıvıyı ayrıştırdığınızda başarmış sayılırsınız. Ve tabii bir sonraki final sınavınıza girebilme hakkı kazanırsınız. Evet, daha ne bekliyorsunuz hemen başlayın.”

 

Anya buraya gelmeden önce uzun süre her türden zorlu şey denemiş ve alıştırmalar yapmıştı. Ama hiç bu kadar basit ama zor bir şey denememişti. Karşısına ne çıkarsa çıksın başarılı olacağına inanmıştı. Pratik konularda basit ecza malzemeleri, iyileştirici özellikleri olan basit sıvılar yapımı ve acemi seviye simya da bile iyiydi. Ama sıvıları ayrıştırmak!

 

Bu hayatında duyduğu en saçma şeydi.

 

Bu okulun Su Elementinde uzman kişiler yaratmak için kurulmuş bir kız okulu olduğunu bilse de sınavı saçma görmekten kendini alamadı!

 

Diğer kızlar heyecanla kristale yaklaşırken Anya da uzaktan kristalin durduğu küçük masalara baktı. Masalar 4 uzun bacaklı sade ve sıradan tahta masalardı. Üstünde de tamamen kristalleşmiş tabağa benzeyen bir şey vardı. Bir metrelik ebattaki bu şeyin yemek tabaklarından tek farkı daha büyük ve daha gösterişli olmasıydı.

 

Anya sonunda diğer kızlar gibi yaklaşıp tabağa benzeyen kristaldeki sıvıya baktı. Mor renkli garip bir su vardı. Renginden ve berraklığından dolayı Anya şaşkına dönmüştü. Bu kadar homojenleşmiş bir şey beklemiyordu. Gözlerini kapayıp kristalin iki yanına ellerini yaklaştırdı. Gözlerini kapayarak sıvıyı hissedebilmek için konsantre oldu. Yarı meditasyon haline geçerek ellerindeki enerjiyle sıvıyı hissetmek için işe girişti. Bu arada hemen yanındaki gösterişsiz nefes kesici siyah saçlı kızın çoktan 3 kez mavi ışığı elde ettiğini ve işini bitirip masadan uzaklaştığını fark edemedi.

 

Anya 5 sıvıyı sadece hissedebilmek için bile dakikalarını harcamaya devam etti. Sonunda işin pratik yanının kristalle beraber hareket etmek olduğunu fark etmişti. Kristal zaten ona sıvıları ayırmak için yardımcı oluyorken sonunda başardı. Sıvıyı oluşturan 5 farklı şeyi ayrıştırıp kristalin 5 farklı noktasındaki kaseye benzer boşluklara gönderdi. Bunu yaptığı an mavi bir ışık kristali aydınlatmıştı. Işık bittiği an kristalin ortasında yeni bir sıvı vardı. Anya bu sırada gözlerini açarak dikkatini azaltmak istemeyince gözlerini kapalı tuttu.

 

Yarım saat kadar uğraşıp sonunda 8 sıvıyı da ayırarak sınavını bitirdiğini hissederek gözlerini açtı.

 

Ama çok şaşırmıştı. Yanındaki kız dahil diğer kızların hepsi değişmişti. Karşıdan sınavdakileri izleyen kadın bile değişmişti. Anya çok uzun zamandır deniyor olunca biraz utanarak seslenmek için ağzını açtı. Ama fırsat bulamadan karşıdaki kadın gülümseyerek eliyle işaret etti.

 

“Şuradaki kapıdan geçip 2. sınav odasına ilerle. Senin grubundan başarılı olabilen 2. kişisin. Diğerleri başarılı olamayınca vazgeçip dışarı çıktılar. Tebrikler numara 117.”

 

Anya hızla atan kalbiyle gösterilen odaya ilerledi. Kendinden başka geçen kişinin deminki siyah saçlı kız olmasını umuyordu. Odaya girdiğinde karşıda duvardaki bir talimat kağıdını gördü. Belli özelliklere sahip sıvılar listelenmişti. Bu sıvılar ise şaşırtıcı şekilde demin 6-7-8 tane ayrıştırdığı sıvılardı. Toplamda 21 farklı sıvıdan oluşacak karmaşık bir iksir yapılması bekleniyordu.

 

O an Anyanın hızlı kalp atışları yavaşladı ve yerine büyük bir kendine güven geldi. Anyanın çoktan beklediği fırsat gözükmüştü. Çocukluğundan beri kasabasındaki eczane de çalışıp tüm kasabanın sağlığı için durmadan çalışmıştı. Kollarını sıvayarak işe girişip iksiri tamamlamaya koyuldu.

 

Yaklaşık bir yarım saati iksirin yapımına harcayıp iksiri tamamlayacak ısıtma ekipmanını aradı. Karışımın doğru yapılmış ise doğru ısıda bir süre ısıtılıp beklenen yeni özelliğinin ortaya çıkarılması gerekiyordu. Bu ısıtma işlemi olmadan yapılan sıvı hiç bir işe yaramazdı.

 

Anya ilerde bir ısıtma tezgahı görüp elindeki kasedeki sıvıyı boşalttı. O arada arkasındaki kapı açıldı ve bir kız içeri girdi. Göğsünde 264 numarası vardı. Açıkça o da sınav için oradaydı.

 

Anya kızı dert etmeden elindeki iksiri ısıtıp doğru sıcaklıkta hemen geri aldı. İleride deneme kristaline ilerledi ve sıvıyı üzerine döktü. Mavi bir ışık yanarak Anya yı gülümsetti. Kristalin arkasındaki kapı açıldı.

 

Anyanın demin yaptığı karışım vücudu yanmış kişilerin deforme olmuş derilerini iyileştiren bir iksirdi. Ama Anya, 21 tane farklı yüksek seviye sıvı kullanılarak yapıldığı için bu iksirin daha derin ve güçlü olduğunu anlamıştı. Muhtemelen bu sıvı yanan etleri bile tamir edebilirdi. Gerçi bu sadece bir tahmin olunca Anya umursamadı.

 

Açık kapıdan geçip kapıyı kapatınca şaşırtıcı şekilde büyük bir avluya çıktı. Binanın diğer ucundaki bahçeyle birebir olan ilerideki manzara nefes kesiciydi. Ve ileride başka bir yürüyüş yolu vardı. Tabi bir de kendini bekleyen bir başka kadın.

 

Kadın görevli öncekiler gibi değildi. Yaşı kesinlikle 40 ın üzerinde gözüküyordu. Daha zeki, bilge ve güçlü bir görüntüsü vardı. Ama ilerleyen yaşıyla bile mükemmel yüzü ve vücudu hala fark ediliyordu. Anya içinde derinlerde bir yerlerde kıskançlık hissediyordu. Açıkça genç yaşlı herkesin bu kadar çekici olması sinir bozucu olmaya başlamıştı.

 

“Bayan Anya, sınavı geçerek bir Menfelle öğrencisi olduğunuz için sizi tebrik ederim. 5 Kişilik giriş grubunuzda sizden önce sınavı bitiren “118 numara” bir süre önce yurt odasına gitti. İsterseniz onun olduğu yurt odasına istemezseniz başka bir odaya gidebilirsiniz. Tercihiniz şu andan itibaren göz önünde bulundurulacaktır. “

 

Anya içten küçük bir çığlıkla haykırdı “Tabii, o siyah saçlı güzelle kalmak isterim. Ama iyi ki onun numarasına dikkat etmişim. Yoksa tanıyamazdım.Daha adını bile bilmiyorum.”

 

“118 Numarayla aynı yurtta kalmak istiyorum.”

 

“O zaman bu taraftan beni takip edin lütfen.”

 

Anya kadını takip ederek kendi gibi su elementinde sadece 14. seviyede birinin sınavı geçmesinin ne kadar nadir olduğunu bilmeden düşüncelere daldı.

 

Ne kadar nadir bir dahi olduğunu anlayamadı. Genelde bu sınavı ondan daha yüksek seviyeli element ustaları bile 2 saatten önce bitiremiyordu. O ise 50 dakika da tamamlamıştı. Tabi o günkü tüm rekorları kırmış olan Anya bile kendiyle birlikte gelip toplam 20 dakikada sınavı tamamlayan siyah saçlı kızla aşık atamazdı.

 

İki kızda tüm Menfelle okulunun ustalarının ikisinin çoktan isimlerini öğrendiğini bilmiyordu. Özellikle Anya kendini çok kötü sanarak ortalama sanmıştı.

 

Önündeki kadını izlerken sonunda daha çok bina ve canlılığın olduğu bir yere geldiler. Pek çok dükkan vardı. Ara ara serpiştirilmiş yurt odalarının aralarında giysi dükkanları, kristal dükkanları ve kitapçılar vardı. Pek çok restoranın önünden geçerken içerdeki yemek yiyerek sohbet eden genç kızları görünce Anya gülümsemeye başladı.

 

Sonunda birkaç dakika sonra bir yurt evinin önünde durdular. Bahçesi olan deminki daha büyük evlerin aksine bu ev çok küçük ama gene de 2 katlı üst katı balkonlu ve konforu gözüküyordu. İçeri girip sayısız mobilya, duvarlarda tablo ve ana masanın üstündeki kitapları görünce Anyanın nutku tutuldu. Burası ona göre çok lükstü.

 

“Bayan Anya deminki arkadaşınız Bayan Nere çoktan odasına çekilmiş gibi gözüküyor. Lütfen ileride onunla iyi anlaşmaya çalışın. Daha sonra dersler konusunda buraya tekrar biri gelicektir. Şimdilik hoşça kalın.”

 

Görevli kadın yüzündeki memnun ifadeyi sürdürerek ilerleyip evden çıktı. Kadın evden çıktığı gibi dönüp sadece “İleri Seviye Element ustalarına” verilen eve baktı. Bu iki “Acemi seviye” kızın deha olduklarını söyleyen amiri onlara bu evi özellikle tahsis etmiş ve bu iki kızı bir arada tutmak istemişti. Görevli kadın okulun bu tarz öğrencilere sahip olmasını taktir ederek yürüyüp sınav alanına döndü.

 

..

 

Bu arada evin üst katında odalardan birinde simsiyah saçlı göz alıcı kız yatağın üzerinde oturmuştu. Adı Nere olan kız üzerindeki elbiseyi ve ayaklarındaki ayakkabıları çıkardı. Hepsinden kurtulunca yüzünde memnun bir ifade oluşmuştu. Rahatlamış gibiydi. Kendi kendine konuştu.

 

“Ah be Nihan. Seni bir bulayım bu planı yapan beynine tükürücem. Kız kılığına girmek nedir abi. Dizimi çekiyorum ben ya…..”

 

Kendi kendine dertlenen Eren sağ işaret parmağıyla göğsüne dokundu. “Çözül.”

 

Tek kelimelik komutuyla vücudunu saran enerji kaplaması bir anda çözündü ve hayal meyal görülen güzel bir kız vücudu puslu bir haleye dönüştü. Birkaç saniyede de yok olmuştu.

 

Şu an yatağın kenarında oturan upuzun siyah saçlı, saçında beyaz ve grimsi noktalar olan bir oğlandı. Sarımsı açık renkli ela gözleri durgun ama sertti. Deminki hocasına olan kızgınlığı biraz geçse de endişeleri geçmemişti. Tamamı kadın olan koca bir element okuluna kılık değiştirip sızmıştı. Üstelik bu okul kıtadaki en büyük 2. kız okulu olunca tehlikede çok büyüktü.

 

Ayağa kalkıp karşı duvardaki aynada kendine baktı. 10 yaşına yeni girmesine rağmen 14-15 lerinde gözüküyordu. Kaslı ve sıkılaşmış vücuduna gururla bakarken gözleri birkaç saniye parlamıştı.

 

Eren sert bir sesle kendi kendine konuştu.

 

“Kimse kılık değiştirdiğimi anlamamalı. Benle yaşayan kızla nasıl ilgilensem acaba?”

 

 

.

 

*”Bu arada “Kelewan”, yaşadıkları kıtanın adı. Kendim bir harita yapıyorum şu aralar. Bittiğinde anlarsınız zaten bu dünyanın neye benzediğini. Ama Photoshop ta falan ustayım diyen bir hayırsever bana özelden mesaj atarsa sevinirim. Help me 😀 “*

Reklamlar

SimbiyoZ – İlaç Avı – 1. Bölüm – Menfelle Element Okulu” üzerine 2 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s