SimbiyoZ – Bebeklik – 1.Bölüm -E-Ren-


İsteyen wattpad üzerinden de okuyabilir. buradan okumak istiyorsanız en azından girip okunma sayısını arttırabilirsiniz ona da yardımcı olur hem. İşte link – Link yazısına tıklamanız kafi + bu bölüm göze garip gelebilir benlik birşey değil 😀 en azından ben öyle tahmin ediyorum 😀

Gözlerini açtığımda ışıktan oldukça kamaşan gözlerini hızlıca kapatmak zorunda kaldı. Özellikle sağ gözünde ve başının sağ tarafında çok büyük bir ağrı vardı.

 

Neden bu kadar başım ağrıyor diye düşünürken migreninin olduğunu hatırladı.

 

“Tabi ki başım ağrımalı. Şu koca dünyada migrene 17 yaşında sahip olan tek kişi ben olmalıyım.

 

Ah, bir anda başının ağrısı azalmaya başladı. Alnına değen bir el hissetti. Ve yeni açtığı gözlerinin önünde küçük bir hareketlenme oldu.

 

Biraz uğraştıktan sonra yarım yamalakta olsa başını çevirmeyi başardı. Nerede olduğunu ilk başta anlamasa da ona bakan garip bir kadını görmek oldukça şaşırtıcıydı. Yada güzel bir kızı mı demeliydi. “Deminki alnıma değen el de onun eli olmalı. “

 

Sapsarı saçları nereden geldiğini bilmediği güneş ışığıyla parlıyordu. Ve Eren için o kadar garip bir görüntüydü ki hayallere daldı. Kızın görüntüsü o kadar gerçek dışı ve olağanüstüydü ki bir an için.. “Acaba öldüm de cennete mi geldim?

 

“Zaten kalp krizi geçirip bir hastane de uyanacağıma cennet baya iyi bir değişiklik olurdu. Daha fazla eziyet, ders, hastane, bir türlü başarılı olamadığım okul sonrası sporları ve zorbalık yok. “

 

Şu an için Cennet fikri epey iyi gözüküyordu ve o anlar rüya bile olsa bitmemesi için her şeyi yapardı.

 

Ama anlamadığı bir şekilde bu güzel kız Erene şirinlikler yapınca bir gariplik olduğunu düşündü. Kız mutlu bir şekilde gülümseyip elleriyle “hanimiş hanimiş” der gibi garip hareketler yapıp Ereni seviyordu. Bir yerden sonra Eren acaba gerçekten rüyada mıyım diye düşünmeye de başladı. Bir dakika an sonra kızın yanına yaşlı bir adam geldi ve o da Erene tepeden bakmaya başladı. Erenin yüzüne ayaktayken o kadar tepeden bakıyor olduklarını düşünürsek ..

 

” Yatağım sanırım yerde duruyor. Başka türlü o kadar yükseklik normal olamaz.” diye düşündü. Kızın yanına gelen adamda Erene şirinlikler yapıp başını okşadı. Ve deminki hareketle şirin ve hoş gelse de adamın yaptıkları oldukça gülünç gözükmüştü.

Eren kızın öne eğilmesi ve ellerini başının arkasına koyup kendini hafifçe dikeltmesine minnettar oldu. Ve bir an sonra kendi vücudunu görebildi!

 

Kendi vücudu dediği şey…..**…değişmişti.. İlk an anlayamasa da sonra hemen anladı.

 

Vücudu olarak baktığı şey küçülmüş…tü… Tam olarak…

 

..

 

Bir bebekti..!

 

————————

 

Yaklaşık bir ay geçmişti ve Eren için günler oldukça sıkıcıydı. Nasıl öldüğü halde yeniden doğduğunu bilmiyor ve aslında bilmekte istemiyordu. Eski hayatını düşünürsek pekte umursamamıştı.

 

“Muhtemelen öldükten sonra yürüdüğüm köprüyle bir ilgisi var” diyip geçmişti.”

 

Günde 10 saatten fazla uyuyor ve uyumadığı zamanlarda altını pisletmenin rahatsızlığıyla zamanın hızlı geçmesini istiyordu. Sürekli geçmeyen pişikleri yüzünden delirmek üzereydi. Ve en kötüsü de…günde en az 3-4 kez gelen emzirme zamanıydı.

 

Eren psikolojik olarak kendini bir çeşit suçlu yada kötü biri olarak görüp bu tarz zamanlarda özellikle suçluluk duyup utanıyordu. Ama vücudu için en iyisi olduğu için katlanmaya devam edip olabildiğince durumunu anlamaya çalıştı.

Bir aydır oradaydı ama kendine sürekli bakan ve oyunlar oynatıp uyutan sarı saçlı kız, ilk gün gördüğü yaşlı ihtiyarla ve emzirmeye gelen kadın hariç kimseyi görmemişti. Özellikle kendiyle ilgilenen kişinin sarı saçlı kız olması yüzünden onun annesi olabileceğini düşünmüştü. Ama kendi yerine bir başkasının emzirmesi yüzünden eminde olamamıştı.

 

Aslında emin olduğu hiç bir şey yoktu.

 

Ve böylece Eren kendi için normal” kavramından oldukça uzak bir şekilde yaşamaya alıştı.

 

…………..5 ay sonra————-

 

6 aylık bir bebek olsa da artık pek çok şeyi yapabilmeye ellerini hareket ettirip istediği şeyleri anlatabilmeye başlamıştı. Artık süt anne gelmiyordu ve tuvaletini kendi canı istediği zamanlarda altına yaptığı için sıkıntısı yoktu. Anne yerine koyduğu Yuzu isimli kızın kendiyle oynadığı zamanlara tuvaletini denk getirebilirse altı hemen temizlenebiliyor ve pişik olmuyordu. Bu yüzden günlük en önemli vazivesi tuvalet zamanlarını ayarlayıp yemek yemek ve öğrenmekti.

 

Evet, her şeyi öğrenmeye çalışıyor ve konuşmayı çözmeyi umut ediyordu.

 

Kafasını suyun altına soktuğunda havaya ihtiyaç duyan bir insan gibi Eren de konuşmaya ihtiyaç duyuyordu.

 

Neden öldüğünü hatırlıyordu. Kalp krizi geçirmiş ve bir şekilde öbür tarafta uyanmıştı. Uçsuz bucaksız gökyüzünün ortasında bir çeşit köprü de yürüyüp bir gedikten geçmişti. Ve şimdide..

 

şimdide…

 

ne olduğunu özetleyecek bir kelime aradı ama bulamadı.

 

Sanırım normal şartlarda durumunu özetleyecek şey “geri döndüm” oluyordu ama bu 2 kelimeyi kullanmayı sevmediğini fark etmişti.

 

Odaya giren kızın parıldayan saçlarına bakarken 6 aydır sıkılmadan dayanmasını sağlayan görüntüye baktı. Bir meleğe benzeyen bu kız kendiyle oyunlar oynayıp ilgilenirken zaman sanki su gibi akıyor ve tüm sorunları unutturuyordu. Hasta hissettiğinde kız elini Erenin göbeğine ya da alnına koyup şarkı gibi bir şeyler söyleyip iyi hissetmesini sağlıyordu. Ne zaman kötü hissetse bu meleklerin kıskanacağı kıza bakıp tekrar umut dolu hissediyordu.

Ve böylece Eren için bir süre daha hayat o odada ve evin içinde geçmeye devam etti.

Reklamlar
Genel içinde yayınlandı

SimbiyoZ – Bebeklik – 1.Bölüm -E-Ren-” üzerine 3 yorum

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s